Daha çok kadın triatlet!

triatlon-Kuşadası-triatlonu-yüzme-yarışı

7 yaşındayken yüzme kursuna yazıldım. Sekiz yıl boyunca lisanslı bir sporcu olarak iki farklı kulübün çatısı altında yüzdüm, çeşitli yarışlara katıldım. Kendi yaş grubumda birkaç derece edindim. Tüm stilleri yüzmeyi öğrenmek, sigarayı hayatıma sokmamak dışında bu sporun bana armağanı iki güzel dost kazandırmak oldu. Aynı yaş grubunda birbirimize rakip olmamız gerekirken dost olduk! “Kurbağalama, kelebek, serbest”. Üçümüzün de branşları farklıydı.

Üniversiteye hazırlık döneminde hepimiz yüzmeyle ilişiğimizi kesmek zorunda kaldık bir Türkiye gerçeği olarak fakat bu iki güzel insanla bağlarım kopmadı. Çocukça kaprislerimize, küsmelerimize rağmen 25 yıla yaklaşan bir dostluğumuz var. Yaşam hepimizi bir yerlere sürüklese de birbirimizin yanındayız. Daha o yüzme ve Romanya anıları çocuklarımıza anlatılacak 🙂

Bu üçlüden Sena, spora olan tutkusunu evlenip çocuk sahibi olduktan sonra da sürdürmeyi başararak hepimizin takdirini kazandı. Hatta çıtayı bir çıt yükselterek tanıdığım ilk tiratlet oldu. Son bir yıldır yarışlarını ilgiyle takip ediyorum. Yaptığımız sohbetlerde Türkiye’de 30-35 yaş kategorisinde çok az kadın triatlet olduğunu öğrenmek beni üzdü. Feminist damarım kabarmış olacak ki, Sena özelinde Türkiye’de kadın triatlet olmak üzerine yazmak istedim.

Her homo sapiens gibi 08.00-18.00 ofis ortamında çalışan dostum gittiği spor salonlarındaki 1 saatlik aktivitenin kendini kesmediğini fark edince sabahları koşmaya başladı. Sena “3 km’lik bir koşu ile başladım, her ay üzerine 1 km daha ekledim ve 2015’te ilk yarışım Runanatolia’da 10 km. koştum” diyor. Kısa bir hazırlık dönemi için oldukça iyi bir başlangıç. Ama Sena’yı bu kesmedi ve bu yıl yeni hedefini yarı maraton olarak belirledi. Mart 2016’da 21 km’lik koşusunu tamamladı. Sena tüm bunları başarmanın ve yüzme alt yapısının verdiği güvenle gözünü triatlona dikti. Yarışmalara hazırlığı ve beslenmesi ile ilgili Sena’nın neler söylediğine kulak verelim.

Beslenme
Söz konusu spor olunca en başta beslenmeye dikkat etmek gerekiyor. “Temiz beslenme hem bedene hem ruha yansıyor. Daha önce edindiğin her türlü kötü yeme alışkanlığından uzaklaşmaya başlıyorsun. Doğru beslenme ve yağ oranını azaltmak yarış süresini kısaltmak için en önemli faktörlerden birisi. İnsan aslında tüm alışkanlıklarını değiştirerek, kendi sesini dinleyerek, kendine özen göstermeyi öğrenerek bu süreçte yeniden doğuyor.” Sena en azından kendi gelişimini ve beslenmeye bakış açısını böyle ifade ediyor.

Yarışmaya hazırlık
“Süre hiç önemli değil benim için. Koşabilmek, tamamlayabilmek, o ortamda bulunmak, vücudumu hissetmek, ne muazzam bir mekanizma olduğunu görmek, kendi koyduğum zihinsel sınırları aşabilmek ve en çok da eğlenebilmekti hedefim”. Elbette ki Sena bu yolculuğu tek başına tamamlamadı. Ona koçluk eden, yardımcı olan, yön gösteren antrenörü Can Kolat’la hazırlık sürecinin hem eğlenceli hem de birçok açıdan ufuk açıcı olduğunu söylüyor. Sena’nın deyimiyle bisiklet, yüzme, koşu hepsi ince ince oya gibi işlenerek belli bir seviyeye getirilmiş. Beni ve onu en çok şaşırtan ise yıllarca yüzdükten sonra gelişime en fazla açık alanın yüzme olması ve tekniğini geliştirmeye çalışması oldu.

Merak ettiğim bir nokta ise, triatlonda en zor branşın hangisi olduğuydu. Sena en zorlandığı ve kendisine en az güvendiği branşın bisiklet olduğunu söylüyor. Çünkü “Kondisyon ve güç olsa da bisiklet ile bütünleşmek ve hakimiyet gerekiyor ki bu da km demek.”

Yarışmalar
Sena, Kuşadası parkuru olimpik triatlon olduğundan, ona hazırlık niteliğinde Ağustos’ta İstanbul’daki sprint triatlona katıldı. O yarışta Sena ilk kez lisanslı triatlet olarak yarıştı. Yarışma sırasında aklında ne olduğunu sordum. Bütün açık yürekliliği ile ilk iki triatlonunda aklında “acaba tamamlayabilecek miyim?” sorusunun olduğunu söyledi. “Çok tatlı bir heyecan oluyor ve o unutulan heyecanlar insanı mutlu ediyor. Hayatta her şeyi keşfettiğimizi sandığımız yaşlarda, aslında keşfedilmeyen şeyler olduğunu görmek insana çocukça heyecan ve mutluluk veriyor”. 30-35 yaş kategorisinde katıldığı ilk sprint triatlonda da, ilk olimpik triatlonda da Sena kendi yaş grubunun yarısını geride bıraktı! Kuşadası olimpik triatlonunu 7. bitirdi. 2017 sezonu için antrenmanlarına başlayan Sena, önümüzdeki sezon yarışı tamamlamaya odaklanmaktan çok, üst sıralara geçmeye odaklanacak.

Kuşadası-triatlonu-finish-final
Daha çok kadın triatlet!
Türkiye’de kadın katılımcılara baktığımızda, 30-35 yaş aralığı en az katılımın olduğu grupmuş. Burada Sena’nın güzel tespitleri var: “Üst veya alt grupta artış gözlemleniyor. Bu da aslında Türkiye’deki bir başka sosyal meseleye dikkat çekiyor. Kadınların evlilik, iş. çocuk vb. nedenlerle spora (hatta hayata) bir ara verdikleri gerçek.” Sena bu konuda iyimser. Triatlon yapanların sayısının artacağına inanıyor. Çünkü spor bugünlerde yükselişte bir trend. Herkes kendine yakın olduğu bir spor dalında bir şeyler yapmaya çalışıyor. Sena, hemcinslerine sadece triatlonu değil, kendilerine zaman ayırmalarını ve mutlaka bir hobi edinmelerini öneriyor. Tabii, triatlon gibi bir sporu yapabilmek için de, çocukluktan spora yönelmek önemli.

Sena evli ve çocuklu biri olarak traitlona ciddi bir zaman ayırıyor. Bu konuda şanslı olduğunu da itiraf ediyor. Evinin, iş yerinin ve spor salonunun birbirine çok yakın olmasının ve eşinin desteğinin önemini vurguluyor. Sena’nın bir haftalık antrenman programını sorduğumda şunları söylüyor: “Haftaiçi akşamları 2 gün spora gidiyorum, haftasonu ailemden önce kalkarak kendime vakit ayırıyorum”.

Sevgili dostum geçtiğimiz ekimde Amsterdam’da düzenlenen maratona da katılarak bir yıl içinde yurt içinde ve dışında girilebilecek bütün yarışmalara katıldı sanıyorum ki 🙂 Böyle azimli dostlarım olduğu için mutluyum. 2017’de dostlarımı La Rochelle maratonuna bekliyorum. Kim bilir belki bu yarışta birlikte koşarız…

Tiratlon nedir? Triatlon, 3 branşın peş peşe tamamlanmasını içeren ve dayanıklılık, taktik ve tekniği üst seviyede tutmayı gerektiren bir yarışmadır. Bu sporun birçok varyasyonu olmasına rağmen en popüleri sırasıyla yüzme, bisiklet ve koşudur. Bireysel bir spordur ve triatletler her bir branşa ait mesafeyi ve branşlar arası geçişleri en hızlı şekilde tamamlamak için yarışır. Olimpik triatlon yüzme (1.5 km), bisiklet (40 km) ve koşu (10 km) disiplinlerinden oluşur. Ülkemizde yarışmaların tarihçesi 1988’e kadar gitse de Türkiye Triatlon Federasyonu resmi olarak 2001 yılında kuruldu.

2 thoughts on “Daha çok kadın triatlet!

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s