Loire Vadisi’nde bir şato

Chateaux-Amboise-France-Loire Valley
Chateau d’Amboise, Loire Vadisi

Loire Vadisi nam-ı diğer Cradle of the French veya the Garden of France. Böyle anılmasının var bir hikmeti. Çünkü bu vadi şatoları kadar şarap bağları ve meyve bahçeleri bakımından da pek zengin, pek bereketli… Fransa’nın en uzun nehri olan Loire Nehri, bu güzel toprakları sulaya sulaya Orleans, Saumur, Blois, Amboise, Tours, Nantes gibi şehirlerin içinden süzülerek Biskay Körfezi’nden okyanusa akıyor. Vadi de adını bu nehirden alıyor.

Vadinin bir bölümü 2000 yılında UNESCO Dünya Mirası listesine girmiş. Ben de Noel döneminde havanın güzelliğini fırsat bilip vadideki ilk şato ziyaretimi gerçekleştirdim.

Kraliçeyle 5 çayı
Château d’Amboise, Tours’a yaklaşık 20 dakika uzaklıkta bir şato. Aralık sonu olmasına rağmen hava güneşli. Şatonun yukarıdaki fotoğrafını ne yazık ki böylesi profesyonel ekipmanlarım olmadığı için ben çekmedim ama şatonun romantik duruşuna dair fikir vermesi için ekledim. Yani gecesini de görmeden dönmeyin. Şato aynı adı taşıyan küçük bir kasabanın içinde. Kasabada en az bir gece tarihi ve eski küçük kale/şatodan bozma otellerde konaklamanızı tavsiye ederim.

Nehrin hemen kıyısında yükselen Château d’Amboise Rönesans döneminde bir saray görevi görmüş. 16. yüzyılın ilk yarısında İtalyan sanatçılar (mimarlar, ressamlar, yazarlar) krallar tarafından bu şatoda misafir edilmiş. Kraliyetten pek çok ismin doğup büyüdüğü bir şato olmuş. Şimdi burada tarihi bilgilere girip sıkmak istemiyorum. Ama kimler gelmiş kimler geçmiş diye merak ederseniz bilgiler burada. Şatonun bahçesine girdiğinizde solunuzda aşağıda detaylandırdığım St. Hubert Şapeli, sağda Da Vinci’nin büstünün bulunduğu kocaman bir bahçe ve karşınızda da şatoyu görüyorsunuz. Da Vinci’nin sık sık resim yaptığı şövalesi hala bahçede duruyor.

Chateaux-Amboise-Loire-Valley-France
Benim objektifimden şato

Şatonun ilk katında kralın koruyucularının odası ve sergilenen zırhlar sizi karşılıyor. Açık alanda yürüyünce karşınızda pırıl pırıl Loire Nehri ve aşağıdaki kasabanın çatıları harika bir manzara sunuyor. Ardından yine bir başka şövalye odasına geçiş yapıyorsunuz. Ben bu bölümleri hızlıca geçtim ama şövalye hikayelerinden hoşlanan ziyaretçilerin ilgisini daha fazla çekebilir.

Şatoda en etkilendiğim oda aşağıda fotoğraflarını gördüğünüz The Orleans Apartments oldu. Kırmızı duvar kağıtları, Fransa Kralı 1. Louis-Philippe’in anne ve babasına ait portreler, şömine, şık masa ve sandalyeler sanki kraliçeyle 5 çayına davet ediyordu! Bu odanın yanı başında yer alan müzik odası da şıklığı ve görkemiyle sizi zamanda ufak bir yolculuğa çıkarabilir. Kimbilir kaç kraliyet balosuna, kutlamaya tanık oldu bu duvarlar…

17. ve 18. yüzyıllarda Fransa krallarının Paris’teki saraylara ilgi duyması nedeniyle şato bu dönemden sonra önemini büyük ölçüde yitirmiş. Şatonun Fransız İhtilali ve sonra da Alman istilası ile zarar görmesine üzüldüm. Fakat o kadar iyi restore edilmiş ki, gezdiğimiz bölümlerde ve şatonun dışında ciddi bir ize rastlamadım.

Da Vinci burada uyuyor
Girişi gotik taş oymalarla bezeli St. Hubert Şapeli, usta ressam, mühendis ve mimar Leonardo Da Vinci’nin ebedi istirahat yeri. Şatoya gidene kadar Da Vinci’nin mezarı ve Fransa’ya neden geldiği hakkında hiç bir fikrim yoktu. İyi ki de bu şatoya gelmişiz dedim! 2 Mayıs 1519 tarihinde Amboise’da ölen Da Vinci’nin mezarı şapele girer girmez solda yer alıyor. Şatoyu Noel zamanında ziyaret ettiğim için mezarın etrafı çam ağacı yaprakları ile süslenmişti. Ünü İtalya sınırlarını çoktan aşan Da Vinci, 64 yaşındayken Fransa kralı tarafından şatoya davet ediliyor. Yıllık maaşa bağlanan Da Vinci kralın baş mimarı ve ressamı olarak yaşamını resim yapmaya ve şehir planlamacılığı üzerine dersler vermeye adıyor. Kral katkılarından dolayı Da Vinci’nin son yıllarını geçirdiği şatoda gömülmesi ayrıcalığını tanıyor.

Loire Vadisi’ndeki şatolar son dönemde evlilik turizmi için de tercih edilir oldu. Evlenmeye mi yoksa gezmeye mi gidersiniz bilemem ama Fransa’ya uçup, Loire Vadisi’nden geçmemek büyük bir kayıp olur. Loire Vadisi’nde hangi şatoları görmek gerekir derseniz, buyurun Telegraph’ın derlemesine bir göz atın. Ben bu listeden üç tanesini bahar aylarında görmeyi planlıyorum aksilik olmazsa.

Nasıl gidilir?
Loire Vadisi, Paris’ten 213 km uzaklıkta. Dolayısı ile Château d’Amboise‘a Tours veya Nantes şehri üzerinden gitmek daha mantıklı. Araba kiralayabilir veya TGV (hızlı tren) ile ulaşabilirsiniz.

Neler yapılır?
Loire Vadisi’nde bağları gezebilir, şarap tadımı yapabilirsiniz. Bunun dışında gittiğiniz mevsim imkan tanıyorsa balon turu ile şatolara yukarıdan bakabilir, nehirde kano yapabilir, bisiklet kiralayabilir, meyve bahçelerinde yürüyüş yapabilirsiniz.

4 thoughts on “Loire Vadisi’nde bir şato

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s