Fransa el kitabı

fransızca-konuşmak

Yıllık kira artış oranı 1-10 Euro arası. Doğru okudunuz. Çünkü burada enflasyon yok!  Yılda %1’den fazla konut kirası artışı yasal değil.

“Merhaba”. Bir ortama girdiğinizde (bar, dükkan, restoran, ofis, parfümeri vb) “Bonjour/Bonsoir” demezseniz bu büyük bir kabalık. Çıkarken de “görüşürüz” veya “iyi günler” demek bir alışkanlık.

Postacı kapıyı çalmıyor! Bu kısım favorim.

Postacılarda apartmanların kapısını, müstakil evlerin kapısını ve posta kutularını açan master key’ler var. Siz evde olmasanız bile posta kutunuza gün aşırı bankadan, belediye başkanından, apartman yönetiminden, emlakçıdan, elektrik şirketinden upuzun (Fransızca) mektuplar geliyor. Kimseyi tanımıyorum diye üzülmeyin o zavallı posta kutusu hiç yalnız kalmıyor.

Bankalar. Gişe yok. Bankada para yatıramaz, para çekemezsiniz. (Hesap açma ve diğer bankacılık işlemleri için: Türkiye bankacılıkta Fransa’yı sollar). Yalnızca ATM’ler, internet bankacılığı üzerinden para transferi ve ödeme yapabiliyorsunuz tabii bir de meşhur banka çekiyle. Bazı bankalar cumartesi günleri 13.00’a kadar açık, pazartesi günleri kapalı. Online bankacılık şifresi ve kart şifreniz iki-üç gün içinde geliyor ama kartın gelmesi 2 haftayı buluyor. Para yatırma işlemi ATM’lerde zarfla yapılıyor (bizdeki eski usül yani).

fransizca-aksan

Fransızca bilmiyorsan gelme. İngilizceniz ile hayatta kalırsınız ama alışveriş yaparken, ev kiralarken, evinize bankadan, devlet dairelerinden gelen mektubu okurken anlamak istiyorsanız Fransızca şart. Müşteri temsilcisi ile Fransızca konuşmak zorunda kalmamak için evde hiç bir şey bozulmasın diye dualar ediyorum. En baba İngilizce konuşabilen bile az konuşabiliyorum diyor ve sizi “en peu Français“konuşmaya zorluyor.

Her yere randevu al. Emlakçıya, bankaya, kuaföre… Randevusuz hiç bir yere gidemiyorsunuz. Kuaför bomboş saç kestirmek istiyorsun değil mi? Yok! Boş da olsa randevu verip geri gönderiyorlar 🙂

Geridönüşüm. Çöp dediğimiz ve koyu renk poşetle atmak zorunda olduğumuz şeyler yiyecek artıkları, tuvalet ve banyodaki çöpler yalnızca. Şarap şişesinin mantarı, sabunun jelatini, diş macununun kapağı, kutusu, tüpü, balık konservesi, yumurtanın kartonu ayrı ayrı konteynırlara atılarak geri dönüşüme gönderiliyor. Buraya kadar tamam ama; tekstil ürünleri, ayakkabılar, büyük karton koliler, elektronikler ve ampuller, ilaçlar, piller, camlar şehrin belli noktalarındaki özel yerlere atılıyor. Arabanız yoksa vay halinize. Eve bir şey alırken, bunu nasıl ve nereye atarız diye kontrol edip öyle alıyorum o kadar paranoyaklaştım yani 🙂 Ayrıca Türkiye’deki gibi koltuk, buzdolabı, çamaşır makinesi atıyorum diye hacimli eşyaları sokağa bırakamıyorsunuz onun prosedürü apayrı. Geridönüşüm çok iyi işliyor ve insanları tüketim manyağına dönüşmekten alıkoyuyor.

Torba yok. Bunu zaten Avrupa’ya turist olarak yolu düşen herkes biliyor. Ama eve dönerken marketten bir iki parça almanız gerekti, kasaya geldiğinizde oldu size 5 parça. Hani torba neyle taşıyacaksınız? Evden çıkarken çantanıza bez çanta koymayı unutmamak için en azından 4-5 kere marketten bez çanta almak zorunda kalıyorsunuz.

Köpek çöpü. Köpeğinizi gezdirmeye çıktığınızda kakasını toplayabilmeniz için belediye yollara ve parklara ücretsiz poşet noktaları (fotoğraf altta solda) koymuş. Süper hizmet!

Kart “fidelite”.
Mağaza kartı Fransa’da şart. Her şeye indirim, kupon vs. veriyorlar. Ben de en çok alışveriş yaptığım mağazaların kartlarını aldım. Kartlar çoğalacak ve anahtarlığım kaç tanesini daha taşıyabilir bilemiyorum.

Bu yazıda Fransız bürokrasisine girmedim. Zira sayfalarca yazıp çizilesi bir konu. Sizin de Fransa’yla ilgili gözlemleriniz ilginç bulduğunuz şeyler var mı?

4 thoughts on “Fransa el kitabı

  1. mükemmel tespitler!! bu arada sen kuaför deyince aklıma geldi, jean louis david diye bir kuaför zinciri vardı paris’te. ben saçımı kestirmek için onun okul şubesine giderdim. bildiğin kuaförcülük okulu, orada öğrenci/stajyer kuaförler 4 euro’ya saç kesiyordu. çok fantastik modellere girmemek lazım tabi. ama kırıkları aldırmak için mahalle kuaförüne 40 euro bayılmaktan iyiydi yani. tavsiye ederim, bi araştır istersen.
    bana da banka şubelerinin über-güvenlikli girişleri çok abartılı gelirdi. çift kapı, zil çalmalar, beklemeler filan. sanki devlet kasasına giriyoruz. her banka böyle miydi bilemiyorum ama benim kullandığım paris societe generale şubeleri hep bi mission impossible tadındaydı. hayır sokaktan girişe 40 tane kulp takmışlar, aynı bankanın internet şubesine girmek için 6 haneli boktan bir kod yetiyordu. 2 sene boyunca 1 kez bile değiştirtmediler üstelik. bankacılık inanılmaz hantal ve geri kalmış bir sektör fransa’da. allahım düşürmesin. ha bi de birçok yerde kredi kartıyla ödeme yapabilmek için 15 euro limiti vardı eskiden. bizdeki gibi sakız aldım, dayadım kartı ödedim gibi güzellikler şimdi bile öyle her dükkanda mümkün değil. resmen fransa sosyalist cumhuriyeti yaa, paraya ve pratikliğe düşmanlar bence!

    Liked by 1 person

  2. Ege’ciğim Jean Louis David burada var 20-35 Euro arası şampuan-kesim-fön fiyatı. Öğrencilere de indirimi var ama 26 yaşa kadar. Bakalım “genç görsteriyorsun” bıdı bıdısı öğrenci kartımı gösterince bu amcada işe yarayacak mı? Bankalara gelince küçük şehir güzelliğinden olsa gerek, dediğin hiç bir güvenlik önlemi buralarda yok. Kapıdan girip seni karşılayan kişinin önündeki uzun kuyruğu bekleyecek sabrın ve vaktin varsa işini hallediyorsun veya müşteri temsilcisi ile randevunu bekliyorsun. Ancak bankacılık tespitine %100 katılıyorum. Yetersiz! İnternet bankacılığı ise çağ dışı. İleri tarihli EFT işlemi yapamıyorsun 🙂 İlla ki o gün o saatte online olup yapacaksın. Ati iş nedeniyle Credit Agricole ile çalışıyor. Buranın Ziraat Bankası. Eve haftada iki kez mektup göndeiryorlar istemiyoruz dediğimiz halde. Birinde bakiye, diğerinde de ıvır zıvır yazıyor. Bakiyemizi belirten mektup geldiğinde üzerinden 5 gün geçtiği için tam bir kağıt israfı. Öğrenci olarak Societe Generale’de hesap açtıracağım. Komisyonları nispeten düşük. Bu kestikleri komisyonlar nedir arkadaş? Herşeyden kesinti var yani parayı bankada tuttuğun için cezalandırılıyorsun sanki. Kartla ödeme limitine bir kere rasladım bir boulangerie’de. O da 2 Euro idi. Sanırım düzelme olmuş ya da bizim şehirde böyle. Paris’e uzun bir gezi planlıyoruz orada da gözlemlerim.

    Like

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s