Üniversitede ilk gün

universite-France

Pazartesi günü kampüste ilk günümde beni Kolombiya’lı sandılar. Bugüne kadar Yunanlı, İspanyol, Arjantinli, Fransız, Portekizli sandılar ama en güldüğüm bu oldu! 14 yıl aradan sonra üniversite öğrencisi olmak harika… Özlemişim. Gelelim renkli sınıfıma. Elbetteki sınıfımda bolca uzak doğulu arkadaş var: Çinli, Güney Kore’li, Tayvan’lı. Bunun yanında Ekvator, İran, Amerika ve Avusturalya’dan sınıf arkadaşlarım da oldu. Bu çok dilli, çok kültürlü öğrenci ortamına en son San Francisco’daki İngilizce sınıfında denk gelmiştim.


Fransızcamı ilerletmek için yazıldım üniversiteye. Seviye tespit sınavında seviyem fena çıkmadı! Ben tabii ki hayretler içindeyim. 20 yıldır bu dili kullanmıyorum. İzmir’deki Fransız Kültür Merkezi’nde kafamıza vura vura grameri güzelce öğretmişler demek ki. Sevgili Nihan’cığımla okul derslerinin yanında, 2 yıl Fransızca ödevleri ve sınavları için az dirsek çürütmemiştik. Boşa gitmemiş buna sevindim. O dönemki Fransızca öğretmenlerimi tek tek öperim. Çok zorlanırsam sınıf değişikliği isterim.

Seviye tespit sınavı bugüne kadar girdiklerimden farklıydı. Test değil, babalar gibi paragraf yazmalı, passé composé’li, dişi üçüncü tekil kişi fiil çekimleriyle dolu bir yazılı sınav yaptılar. Zaman içinde pek çok güzel Frankofon insan tanıdım. Onlar bilir bu düzensiz fiillerle geçmiş zaman çekmek, dişi olunca kelimeye/fiile vs. ekstra “e” harfleri eklemek falan dili öğrenirken karın ağrısıdır. Neyse bir şekilde soruları yanıtladım. Ardından sözlüye girdim. Sözlü yapan öğretmen seviyemi anlamakta oldukça zorlandı 🙂 Zor soruları yanıtlıyorum, basit sorularda saçma gramer ayrıntılarına takınmaktan zorlanıyorum. Ya da kısa bir yanıt verecekken bir anda kelimeler beynime hücum ediyor ve edatlar, bağlaçlar kullanıp uzun cümleler kuruyorum. Neyse değerlendirmenin sonunda beni intermediate’e layık görmüşler sağolsunlar.

Ağaç gerçekten yaşken eğiliyor arkadaşlar. 16 yaşında cumartesiden cumartesiye gittiğiniz bir kursta grameri öğreniyorsunuz ve 20 yıl sonra hiç pratik yapmamışken kullanabiliyorsunuz. Tabii ki konuşmak yazmak kadar kolay değil benim için. Küçüklüğümde annem Fransızca öğrenme inadıma anlam verememişti. Yıllarca kafama kakmıştı. Fransız Kültür’den sertifika almışım da ne işe yaramış diye. İşte aradan 20 yıl geçiyor ve kendimi Fransa’da buluyorum. İnatçı kişiliğim bir kez daha işe yaramış 🙂

2 thoughts on “Üniversitede ilk gün

  1. çok güldüm :))) galiba bu fransızca öğretme meselesinde kafaya vura vura dışında bir opsiyon yok bacım! hepimiz o şekilde öğrenmişiz. ben o yıllardan 20 sene sonra ingilizce öğretmek için celta alırken bir dilin ne kadar ‘vurmadan’ öğretilebileceğine şahit olup şoklamıştım. fransızlar gramere öylesine yükleniyorlar ki millet fiil çekimine stres yapmaktan konuşamaz hale geliyor. ama seni tebrik ederim, 20 yıldan sonra her babayiğidin harcı değildir bu kazık dili hatırlamak!

    Liked by 1 person

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s