Favori mekan

François_mitterand_bibliothequeBir şehre yerleşmek için üç kriterim var; palmiye, limon ve zeytin ağaçlarının varlığı! Yani iklimi…. Fakat şimdilerde listeye bir madde daha girdi. Kütüphane! Yaşadığım şehirde favori mekanım kütüphane desem bana inanır mısınız? Fransa’ya taşındığımızda ilk yaptığım şey kütüphaneye üye olmaktı! Yaz ayları hariç haftada en az bir kere gitmeye çalışıyorum. Kütüphaneyi yalnızca sunduğu olanakları, etkinlikleri, kitapları ve multimedya çeşidi için sevmiyorum. Binanın mimarisinden başlayan bir cazibesi var, kendimi iyi hissettiriyor. Bu devirde benden başka çıkar mı acaba kütüphane meraklısı bir başka deli?

Yolum ilk kez bir hafta sonu düştüğünde kütüphanenin kalabalıklığına çok şaşırmıştım. Oysa bir avuç insan oluruz diye düşünüyordum. Avrupa’da insanlar cumartesilerini cafelerde, alışveriş merkezlerinde geçirmek yerine kütüphaneye geliyormuş demek ki. Bu da neden bizim yerimizde saydığımızı (hatta daha da cahilleştiğimizi) onların da sürekli olarak neden ilerlediğini özetliyor!

Kalabalık derken yalnızca yetişkinlerden de bahsetmiyorum. Çocuklar da kütüphanenin önemli müdavimlerinden. Yukarıda fotoğraflarını gördüğünüz çocuk bölümü benim bile iştahımı kabartıyor. Sağdaki resim ise ilk gençlik edebiyatı bölümünden. Tasarımı çocuk odaklı. Tüm raflar, oturma ve okuma alanları küçük çocukların erişebileceği ve hoşuna gideceği şekilde düşünülmüş. Renkler ve oyuncaklarla keyifli bir hale getirilmiş. Ebeveynler çocukları ile birlikte gelip, onlara kitap okuyorlar. Bu görüntü gözlerimi yaşarttı. Türkiye’deki arkadaşlarımın kaçı çocuğuyla kütüphaneye gidiyor acaba diye düşündüm 🙂

Kütüphanede her ihtiyaç düşünülmüş. Susadım mı? Uykum mu geldi, çalışırken biraz kafeine mi ihtiyacım var? Giriş katındaki makinelerden alıyorum. Yalnızca zemin kattaki masalarda yemek yemeye izin veriliyor. Geniş koltukların olduğu bu alan konuşmaya izin verilen “Forum” kısmı. Masalarda genci yaşlısı satranç oynuyor. Her gün aynı saatte gelip satranca devam ediyorlar. Artık birbirimizi tanıyoruz ve selamlaşıyoruz 🙂

Kütüphaneden bir kerede 21 parça ödünç alabiliyorsunuz. Self check-in makineleriyle sıra beklemeden ve kimseyle Fransızca konuşma zahmetine gitmeden 21’i geçmeyecek şekilde kitap, çizgi roman, DVD, CD, dergi vb. almak mümkün. Üç hafta içinde de geri getirmek gerekiyor. Geçenlerde bir kitabı iki gün geç götürdüm. Yol boyunca kafamda binbir türlü mazeret ve özür cümleleri kurup durdum ki, boşunaymış. İki günden birşey olmaz deyip kitabı aldılar.françois-mitterrand-mediathequeFrançois Mitterrand kütüphanesi herkesin erişebilmesi için şehrin her yerinde binalara sahip. Benim favorim şehir merkezindeki “médiathèque”. Modern bir mimariye sahip bina, dört kattan oluşuyor. -1. katta ortaçağ araştırmaları bölümü, sergi alanı, konferans salonu ve çocuk kütüphanesi bulunuyor. Zemin katta bahsettiğim gibi forum alanı ve mutlimedya bölümü var. 1. katta da kitaplar, dergiler ve oldukça geniş bir çizgi roman-manga bölümü ile bilgisayarlar yer alıyor. Çizgi roman fanatikleri için bir hazine saklı bu katta…

Türkiye’de, üniversite kütüphaneleri dışında halk kütüphanelerine gitmişliğim yok. Haksızlık yapmak istemem ama bu kadar keyifli bir mekan olsaydı bulurdum diye düşünüyorum. Dilerim bir gün buradaki kütüphaneye benzer kütüphaneler bizde de yaygınlaşır ve hafta içi hafta sonu demeden çoluk-çocuk herkes ziyaret eder. Benimkisi de bir düş işte…

3 thoughts on “Favori mekan

  1. “Bir şehre yerleşmek için üç kriterim var; palmiye, limon ve zeytin ağaçlarının varlığı!”

    Önce şööle bir düşündüm, ben de hangileri var!
    Palmiye önde vardı ama zarar verdi binaya ve sökmek zorunda kalmıştık yıllar önce, birçok başka komşum gibi!

    Limon ve zeytin arkada var, hele zeytine bayılıyorum bir yıl az ertesi yıl dolu dolu veriyor meyvesini.
    Ve tabii ki kitaplarım, hoş artık azalmaktalar ama yine de yüzlerce var!

    Çiçero demiş: “Bir kütüphanesi ve bir bahçesi olan başka hiçbir şeye ihtiyaç duymaz!”
    Sanırım doğru bir yaklaşım bu, ben yıllardır öyle değil miyim?

    Ama bahçemde olan sadece onlar değil ki:
    Malta Eriği
    Mandalina, yine dolu dolu bu yıl da,
    Ceviz,
    Nar,
    Kış Armutu (çok sert de ondan kış dedim)
    …ve yeni yetişmeye çalışan Şeftali…

    Ah bir de etrafımda okumayı seven bir tek komşum-dostum olsaydı…
    Onunla kitapları tartışsa; değişik kitap değişimi yapabilseydik!

    Liked by 1 person

    1. Anlattığınız eve bayıldım. Siz burada kendinize cennet gibi bir ev yaratmışsınız. Harika! Kitap tartışacağımız komşulara gelince gerçekten bulunması zor…Ama eminim aklına, fikrine, edebiyat eleştirilerine güvendiğinizi bir iki arkadaşınız vardır. Ben uzaklardayım ama bir kitap için mail, telefon, whatsapp, facebook her türlü kanaldan kitapları tartışıyorum arkadaşlarımla. Siz de onlara sıkı sarılın!

      Like

  2. Yok, ilaç için kitap okuyan, tartışacağım tek bir kişi yok.
    Yazları Hollanda’dan gelen karşı komşum Emin Bey dışında. (…)
    Bunca yıl her merhaba dediğim kimselere;
    Buna hastaneler, doktor-hemşireler, alış-veriş yerleri, bakkallar. manavlar, dolmuş sürücüleri dahil…
    “kitap okur musunuz, ben de var getireyim bitirince gelir alırım yenilerini getiririm” dedim!
    Bir tek kişi: Evet çok severim getirin demedi!
    Oturma odamı:
    “Halka-Okurlara Acık Ücretsiz Kitaplık” olarak açtım,
    yüzlerce kart bastırıp sürekli dağıttım bir tek kişi gelmedi-sormadı.

    Öylesine kırgın, öylesine üzgün ki yüreğim!

    Artık alacağım yanıttan korktuğum için sormuyorum bile.
    Ve ben artık yoruldum, şaka değil yapayalnızlıktan yoruldum.
    Doğanın kanunu yaşlanmaktan yoruldum.
    Hatta sanırım tartışa ma maktan bile yoruldum…

    Okumuyoruz, okumaktan nefret ediyoruz.
    Ve son zamanlarda acı veren bir tespitim:

    Kitap okumak günahmış ve kime kitaptan bahsetsem yüzünün rengi değişmekte, titremeye başlamakta.
    Araya hemen Kuranı sokmakta!
    Anladım, kitaptan müthiş bir kaçış var.
    Sanki vebalı gibi
    Ve ben çok çok çok üzgünüm…

    Hem de ölesiye üzgün!…

    Like

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s