Yeni heyecanlar

gonulluluk-volunteer-Türkiyede-gonullu-olmak2018 güzel başladı! Mutluluk veren, heyecanlandıran bir projeye dahil oldum. Yaşlıların hayata daha fazla tutunmasını ve kaliteli yaşamasını hedefleyen bir sosyal merkezde gönüllülük yapıyorum. 96 yaşında Paris’li bir hanımefendinin yanından geliyorum. Birlikte geçirdiğimiz 1.5 saatte aldığım elektrik, yaşam sevinci ve dinamizm beni çok etkiledi. Benim ona yaşam sevinci aşılamam gerekirken tersi oldu diyebilirim. Oldukça kültürlü ve kibar bir hanımefendiydi. İlk kez yaşlı grubuna bir gönüllü olarak destek veriyorum. Yapabileceklerimize dair birkaç fikir şimdiden oluştu bile. Ondan ayrıldığımda nedenini kelimelere dökemediğim bir mutluluk beni sarmıştı.

Aslında biliyorum. Nedeni yeniden “gönüllü” olmam. Çünkü gönüllükle kuvvetli bir gönül bağım var arkadaşlar…Bu gönüllülük işlerine nasıl bulaştığım aklıma geldi. Üniversiteden yeni mezun olmuştum, herkes gibi iş aradığım bir dönemdi. Bir şekilde okulumuzdaki öğrenci kulüplerinden birinin düzenlediği gönüllülük eğitimini duydum ve ona katıldım. Eğitmen konuşmasına “gönüllü nedir” diye sorarak başladı. Ortaya bir takım yanıtlar atıldı, fena da değillerdi. Sonra eğitmen kendi tanımını vermek için Nazım Hikmet’in “Yaşamaya Dair” şiirini okumaya başladı;

Yaşamayı ciddiye alacaksın,
yani o derecede, öylesine ki,
mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda,
yahut kocaman gözlüklerin,
beyaz gömleğinle bir laboratuvarda
insanlar için ölebileceksin,
hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,
hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,
hem de en güzel en gerçek şeyin,
yaşamak olduğunu bildiğin halde.

Büyülenmiştim! İşte buydu aradığım şey! Beni gönüllü olmaktan daha çok mutlu ve motive eden bir şey hala yok. Peki gönüllü olarak neler yapmışım diye şöyle geriye dönüp bir baktım da tablo fena değil. Bir dönem eski adıyla Çocuk Esirgeme Kurumu’nda bir çocuğun gönüllü ablası oldum, bir STK aracılığı ile dezavantajlı bir mahalledeki okulun dersleri kötü durumda olan öğrencilerine bir dönem boyunca her Cumartesi öğretmenlik yaptım. Amerika’da yaşadığım dönemde AIDS ve ağır diyabetik hastalara yönelik bir projede gönüllü oldum ve Türkiye’ye döndüğümde de Greenpeace gönüllüsü oldum.

Türkiye’deki duruma dair şu eleştirimi yapmadan geçemeyeceğim. Gönüllü olmak aklına/işine gelmeyen, ama verebilecek çok şeyi olan insanlar bir yanda; yeteneklerini, bilgilerini ücretsiz paylaşmak isteyenlere, bir türlü randevu vermeyen veya bu kişiden nasıl bir proje üreteceğini kestiremeyecek kadar dar görüşlü STK’lar ise diğer yanda. Yazık…

Bu gece yastığa başımı koyduğumda, hiç bir beklentim olmadan güzel bir şeyler yaptığım için güzel ve huzurlu bir uyku çekeceğim. Yarın bambaşka bir enerji ile dolup taşarak uyanacağım çünkü hayat paylaşınca güzel!

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s