Noel’de Berlin

2018 bitmeden bir yazı yetiştirmek istedim ama olmadı. Çünkü güzel bir gelişme oldu. Kış uykusuna bürünmüşçesine ağır geçen yılın son çeyreğinin son günlerinde freelance bir iş aldım (Böylece yeni yıl dileklerimden ilki 31 Aralık’tan önce gerçekleşti). Yoğunluktan ve 10 günlük noel tatilinde yaptığım Berlin kaçamağı yüzünden blogun başına oturamadım.

Bu Almanya’ya ikinci gidişimdi daha önce Münih’i görmüş ve Neuschwanstein şatosuna, Bavyera’ya bayılmıştım. Berlin’le ilgili kafamdaki olumsuz imaj nedeniyle bu şehri görmeyi hep erteledim. Ancak beni hayat dolu, çok kültürlü, dinamik, temiz ve her yerinden sanat ve tarih akan bir kent karşıladı.

Berlin gezisinden kısa bir kaç anekdota yer vereceğim. Kahvaltı için Google’da otele yakın (Mitte’de) bir mekan ararken, iki sokak paralelimizde biz caz kulübü buldum. Schlot girişin ücretsiz ve her gece canlı müziğin olduğu bir mekan. Rezervasyon yapılmıyor, erken giden sahneye çıkan trio veya quartet’i izleme ayrıcalığını elde ediyor. Şansımıza o gece masamızı San Francisco’lu ve Austin’li iki kızla paylaştık. Buraya hemen bir parantez açayım. Berlin gezisinde sıklıkla Amerikalı ve özellikle de California’lı turistlere denk geldim. Bunu evrenin bir mesajı olarak mı almalıyım? (Yeni yıl dileklerimden bir başkası gerçek mi olacak acaba?)

Almanya’da mutlaka noel pazarını deneyimlemek gerekiyor! Bu konuda Almanlar bir numaradır dedikleri kadar varmış. Gendarmenmarkt önünde kurulan noel pazarının ihtişamı, her akşam düzenlenen ücretsiz mini konserler, ışıklar, küçük kulübeler, sıcak şarap, yeme içme, tezgahlar kısaca her şey büyüleyiciydi. O kadar ki, hatıra olsun diye sıcak şarap içtiğimiz kupaları yanımızda getirdik. Berlin’de görülecek noel pazarlarını ve hangi tarihler arasında açık olduğunu bu linkten öğrenebilirsiniz.

Garip bir biçimde Berlin bizim için gurme turu da oldu. Hemen başarılı bulduğum iki restoranı paylaşayım. Biri Türk restoranı Osmans Töchter. Rezervasyonsuz yer bulmak zor, mekan nezih ve tüm masalar dolu oluyor. Mekanın sahibi zevkli ve kibar bir hanımefendi, rezervasyonumuz gözükmeyince, büyük bir incelik göstererek bizi bekleme odasına aldı, birer küçük şampanya ve atıştırmalık gönderdi. Abartısız, Avrupa’da yiyebileceğim en lezzetli mantıyı buldum. Yemekler çok güzel, mönü zengin, müşteriler genellikle Alman veya yabancı turistlerden oluşuyor. Kesinlikle öneririm. Tek eleştirim yalnızca nakit çalışıyor olmaları.

İkinci mekan önerim Factory Girl’ün kahvaltı menüsü bizim kahvaltı anlayışımıza yakın ve oldukça zengin. Çok talep gören bir yer olduğundan erken gitmek gerekiyor. Vejetaryen, etobur herkese uygun kahvaltı ve bolca içecek seçeneği sunuluyor.

Özetle, Berlin’den ayaklar pert, ruhlar doymuş musmutlu döndük evimize. Yılın son gününü de uçakta geçirdiğimizden midir nedir bir sonraki durak benim için belli oldu bile. Herkese umut dolu ve dileklerinden en az birinin gerçekleşeceği bir yıl dilerim.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s