Karantinanın sonu

Karantinada 54. ve 55. günler güneşli havada bol bol gezerek ve balkonda geçti. Bir giysi mağazasında yukarıda gördüğünüz son derece şık maskeler 12 Euro’ya satılmaya başlamış. Çok pahalı! Alan çılgın çıkacak mı bakalım?

Karantinanın özet değerlendirmesini yapacak olursam, bu süreci öğrenerek, kendimi bir nebze de olsa geliştirerek, büyüyerek çıktığıma inanıyorum. Dile kolay yedi haftayı evde kapalı geçirdik. İlk hafta endişe, panik, şaşkınlık, karamsarlıkla geçse de sonradan hızla duruma uyum sağlayıp daha dengeli bir ruh haline geçebildim. Kendimi dar bir alanda oyalayabildiğimi fark ettim. Sokağa çıkma yasağıyla birlikte aldığım ilk karar kendime meşgale yaratmak, hem de bu salgın günlerindeki duygu dünyamı, deneyimlerimi kayıt altına almak için bir yıldır ara verdiğim Blog’umu yeniden yazmaya başladım.

Elimde sürünen bir Fransızca romanı bitirdim. Tek üzüldüğüm, yedi haftada kitaplara konsantre olmakta zorlandığım için yeteri kadar okuyamamış olmam. Öte yandan sık sık bahsettiğim üzere, sokağa çıkma yasağı sırasında edindiğim Podcast alışkanlığı sayesinde çok çok dinleme yaptım. Sesli kitap, doğa bilimleri, sosyal bilimler, antropoloji ve sanat üzerine uzmanlardan içerikler dinledim.

Yeni yeni tarifler denedim. Hiç yapmadığım Türk mutfağından yemekler yaptım. Tatlılar, börekler derken mutfakta repertuvarımı genişlettim. Çiçeklerimle daha yakından ilgilenmeye başladım. Yeni bitkiler aldım ve balkonumu renklendirdim.

Karantinanın başında minimalizm üzerine bir belgesel izledikten sonra evi baştan aşağı gezip, gereksiz, anlamsız her şeyi attım. Bundan sonra yeni bir şey alırken de “hayatıma ne katıyor? ihtiyacım var mı?” diye sorgulayarak alacağım. Gardırobumu küçülttüm. Bir gün giyerim diye dolabımda duran 10 yıllık elbiselerimi geri dönüşüme verdim. Derneğe bağışlamak üzere kullanmadığım elektroniklerimi ayırdım.

Haberlerden takip ettiğim kadarı ile pek çok insan karantinada online alışverişe vurmuş kendini. Kargolar, firmalar taleplere yetişemez olmuş. Kendimi bu konuda tebrik ediyorum. Yalnızca bir kez, kedimiz için sipariş verdim onun dışında internetten bir şey alarak hem kargo çalışanlarının sağlığını riske atmadım, hem de paramı savurmadım.

Bazı ilklerim oldu. Erkek saçı kestim, kendi saçımı boyadım, Attila benim saçımı küt kesti 🙂 Dolgum düştü, dişçiler kapalı olduğu için eczaneden aldığım bir macunla geçici dolgu yaptım. Mecbur kalınca her şeyi yapılabiliyormuş insan.

Karantina günlüğü burada sona eriyor. Her gün olmasa da yine Blog yazılarıma devam edeceğim. Sağlıklı günler, bir daha böyle zor zamanlardan geçmemek dileğiyle, kendinize iyi bakın.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s