Dans, düğün, festival…

Canım biricik arkadaşım Nihan’ın sosyal medya hesaplarını dondurmasının ardından japonkedi’nin şu yazısını da okuyunca, sosyal medya detoksu yapmaya başladım. “Kesin dayanamam, 1 haftaya kalmaz alemlere dönerim” diyordum ki, 45 günü geçti hala “temizim”. Sosyal medyadan eli ayağı çekince bir bağımlı olduğumu anladım. Bu süre zarfına; bir Angoulême çizgi roman festivali, İran’lı arkadaşımın düğünü nedeniyle maceralı bir La Seyne-sur-Mer yolculuğu, flamenko gösterisi, Star Wars müzikleri konseri, tiyatro atölyesi ve bir Orhan Pamuk kitabı sığdırdım. Ne Instagram’a, ne Facebook’a girmedim, hiç birini paylaşmadım…Yok fotoğraf çekeyim, yok filtre ve hashtag seçeyim, hangisini paylaşayım diye kendimi meşgul etmediğimden, anın tadını çıkardım ve çok daha kaliteli vakit geçirdiğimi fark ettim. Kim ne yapmış ne yemiş ne içmiş ilgilenmediğim gibi, kimse de benim ne yaptığımı bilmiyor kafam çok rahat. Tabii blog bu sosyal medya detoksuna dahil olmamakla birlikte leylek havada modundan fazlasıyla nasibini aldı. Ha bir de birkaç haftadan beri devam eden site aksaklıkları da cabası oldu.

Continue reading “Dans, düğün, festival…”

Sardunya yolcusuna notlar

Cala Luna_SardegnaAylar öncesinden kararlaştırılan bu tatili iple çekiyordum. Sardunya’dan bir iki plaj fotoğrafına bakınca işte budur dedim. Biletler alındı rezervasyonlar yapıldı, araya bir Türkiye ziyareti girdi derken sonunda gittik. Sardunya’ya Ağustos’ta gitmeyin! Tatilin ilk iki günü inanılmaz nemliydi ama sonra rüzgar bizi kurtardı. Turkuvazın binbir tonu denizi, altınkum plajları ve restoranlarıyla enfes bir Akdeniz adası.
Continue reading “Sardunya yolcusuna notlar”

Doğası, gastronomisi ve plajlarıyla Bask

bask-ülkesi-san-sebastian-plaj-concha-ispanya
La Concha, San Sebastian

Gecikmiş bir gezi yazısı… Sıcağı sıcağına yazılmayınca o gezinin uyandırdığı heyecan kaçıyor ama Bask’ı yazmamak büyük haksızlık olurdu. Mayıs sonundaki bilmem kaçıncı ulusal tatilde, sabahın köründe arabaya atlayıp İspanya sınırını geçmeye karar verdik. Bask’a ilk yolculuğumuzda lezzetli mutfağı, ucuzluğu, şarapları, dik yamaçların yanıbaşındaki altın rengi kumsalları ve muhteşem denizi ile burası beni kalbimden fethetti. San Sebastian’la başlayan yolculuk Bilbao’da son buldu.
Continue reading “Doğası, gastronomisi ve plajlarıyla Bask”

Fransa’nın güzel köyleri-I

saint-emilion-france-bordeaux“Pâques” yani paskalya tatili için arabaya atlayıp güneye doğru yola çıktık. Fransa’nın en güzel köyleri listesinden iki köy seçip onlara gittik. Güzergahımız sırasıyla Saint-Émilion, Bergerac ve Perigord oldu. Fransa’nın şaraplarını tatmak, özellikle İstanbul’un betonu ve insan kalabalığından kaçıp yeşile doymak isteyenler için ideal bir rota.

Continue reading “Fransa’nın güzel köyleri-I”

Amsterdam-Holland-Netherlands-Westerkerk-Church
Westerkerk, Amsterdam 2010

Amsterdam’ı hangi mevsimde seversiniz? Benim dört mevsimini de sevdiğim ender şehirlerden birisi. Bugüne kadar Nisan, Haziran, Eylül ve Aralık aylarında hem iş amaçlı hem de tatil amaçlı Amsterdam’da bulundum. Dolayısı ile artık Amsterdam sokaklarını haritaya gerek duymadan gezebiliyorum.

İşte benim “5 günde Amsterdam’da görülecekler” listem. (Yazının sonunda otel, restoran, gece eğlencesi ve alışveriş için mekan önerileri de var).

Continue reading “Dört mevsim Amsterdam”

Medcezir ve mimozalar

Hafta sonu “mimoza festivaline” gittik. Oleron adası Fransa’nın batı kıyısında karayla bağlantısı olan küçük sempatik bir ada. Şubat ayında yapılan geleneksel mimoza festivali dışında ada midye yetiştiriciliği, kumsalları, çam ağaçları ve Chassiron deniz feneri ile ünlü. Bu hafta sonu şansımıza hava çok güzeldi. Mimozaların açma mevsimi geldiği için adanın Saint-Trojan-les-Baines kasabası 17-19 Şubat tarihlerinde sarıya bürünmüştü.

Continue reading “Medcezir ve mimozalar”