Paris’te tiyatro izlemek…

panaromic-la-comedie-françaiseÜç arkadaş bundan bir ay önce ani bir kararla La Comédie Française’de bir oyun izlemek amacıyla Paris yolculuğu planladık. İyi ki de yapmışız! Sheakespeare ve Moliere arasında gidip gelirken, birden Berthold Brecht’in “Arturo Ui’nin Önlenebilir Yükselişi”ni gördük ve sağolsun Léa hemen biletlerimizi aldı. Aynı hızla otel ve tren biletlerini de ayarladık. Geri sayım başladı, okul kapansa da tatil başlasa diye bekliyordum ve takvimler 10 Nisan’ı gösterdiğinde Louvre’a iki adım mesafedeki otelimize yerleşmiştik. Centre Pompidou‘da Chagall ve Kandinsky sergisini gezdiğimiz için, oyun öncesi resimlerin muhteşemliği ile çoktan sarhoş olmuştuk.

comedie-française-batiment

La Comédie Française, nam-ı diğer Molière’in evi, dünyanın en eski tiyatrosu olarak kabul edilen Fransız ulusal tiyatrosunda bir oyun izlemek benim için “ölmeden önce yapılacaklar” listesinden bir şeyin daha gerçekleşmesi demekti.
Continue reading “Paris’te tiyatro izlemek…”

Sisteme isyan edenlerin kasabası

 

Tatilde Sardunya’daydık. Görülmesi gereken bu adayla ilgili gözlemlerimi ve tüyolarımı gelecek yazıda paylaşacağım. Ama önce sizi adanın doğusunda bir kasabaya götürmek istiyorum. “Banditoların”, anarşistlerin, otoriteye karşı haklarını savunanların mesajlarını duvarlara çizdiği, direne direne kazananların kasabası; 1.000m yükseklikte yer alan Orgosolo!

Orgosolo, belki de her Sardunya turistinin görülecekler listesinde yer almaz, ama Sardunyalıları anlamak için önemli. “Murales” denen 300’e yakın duvar resmi bir antropoloğun rüyası, hatta harika bir tez konusu olabilir. Kübizm izleri taşıyan çizimler; Sardunya tarihi, İtalyan politik skandallarından Vietnam’a, İspanya iç savaşından Şili’ye kadar küresel sosyal adaletsizlik, kadın hakları, çocuk işçiliği gibi pek çok konuya dikkat çekiyor.

Continue reading “Sisteme isyan edenlerin kasabası”

Favori mekan

François_mitterand_bibliothequeBir şehre yerleşmek için üç kriterim var; palmiye, limon ve zeytin ağaçlarının varlığı! Yani iklimi…. Fakat şimdilerde listeye bir madde daha girdi. Kütüphane! Yaşadığım şehirde favori mekanım kütüphane desem bana inanır mısınız? Fransa’ya taşındığımızda ilk yaptığım şey kütüphaneye üye olmaktı! Yaz ayları hariç haftada en az bir kere gitmeye çalışıyorum. Kütüphaneyi yalnızca sunduğu olanakları, etkinlikleri, kitapları ve multimedya çeşidi için sevmiyorum. Binanın mimarisinden başlayan bir cazibesi var, kendimi iyi hissettiriyor. Bu devirde benden başka çıkar mı acaba kütüphane meraklısı bir başka deli?

Yolum ilk kez bir hafta sonu düştüğünde kütüphanenin kalabalıklığına çok şaşırmıştım. Oysa bir avuç insan oluruz diye düşünüyordum. Avrupa’da insanlar cumartesilerini cafelerde, alışveriş merkezlerinde geçirmek yerine kütüphaneye geliyormuş demek ki. Bu da neden bizim yerimizde saydığımızı (hatta daha da cahilleştiğimizi) onların da sürekli olarak neden ilerlediğini özetliyor!
Continue reading “Favori mekan”

Amsterdam-Holland-Netherlands-Westerkerk-Church
Westerkerk, Amsterdam 2010

Amsterdam’ı hangi mevsimde seversiniz? Benim dört mevsimini de sevdiğim ender şehirlerden birisi. Bugüne kadar Nisan, Haziran, Eylül ve Aralık aylarında hem iş amaçlı hem de tatil amaçlı Amsterdam’da bulundum. Dolayısı ile artık Amsterdam sokaklarını haritaya gerek duymadan gezebiliyorum.

İşte benim “5 günde Amsterdam’da görülecekler” listem. (Yazının sonunda otel, restoran, gece eğlencesi ve alışveriş için mekan önerileri de var).

Continue reading “Dört mevsim Amsterdam”

Fransa el kitabı

fransızca-konuşmak

Yıllık kira artış oranı 1-10 Euro arası. Doğru okudunuz. Çünkü burada enflasyon yok!  Yılda %1’den fazla konut kirası artışı yasal değil.

“Merhaba”. Bir ortama girdiğinizde (bar, dükkan, restoran, ofis, parfümeri vb) “Bonjour/Bonsoir” demezseniz bu büyük bir kabalık. Çıkarken de “görüşürüz” veya “iyi günler” demek bir alışkanlık.

Postacı kapıyı çalmıyor! Bu kısım favorim.

Continue reading “Fransa el kitabı”

Yurtdışında çalışma rehberi IV

rental-agreement-conract

Expat* günlükleri IV: D tipi vize de elinizde olduğuna göre sıra artık sıra uçak biletinizi alıp yeni yaşayacağınız şehre uçmaya geldi. Daha işler bitmedi hatta yeni başlıyor!

Ev kiralama/emlakçı ilişkileri. Yeni ev adresiniz ve D tipi vizeniz olmadan eşyalarınızı taşımıyorlar çünkü gümrükten çekemiyorsunuz. Önce online olarak birkaç ev beğenebilirsiniz. Emlakçılardan randevu alma işine yeni ofisinizdeki İK yardımcı oluyor.

Continue reading “Yurtdışında çalışma rehberi IV”