Sisteme isyan edenlerin kasabası

 

Tatilde Sardunya’daydık. Görülmesi gereken bu adayla ilgili gözlemlerimi ve tüyolarımı gelecek yazıda paylaşacağım. Ama önce sizi adanın doğusunda bir kasabaya götürmek istiyorum. “Banditoların”, anarşistlerin, otoriteye karşı haklarını savunanların mesajlarını duvarlara çizdiği, direne direne kazananların kasabası; 1.000m yükseklikte yer alan Orgosolo!

Orgosolo, belki de her Sardunya turistinin görülecekler listesinde yer almaz, ama Sardunyalıları anlamak için önemli. “Murales” denen 300’e yakın duvar resmi bir antropoloğun rüyası, hatta harika bir tez konusu olabilir. Kübizm izleri taşıyan çizimler; Sardunya tarihi, İtalyan politik skandallarından Vietnam’a, İspanya iç savaşından Şili’ye kadar küresel sosyal adaletsizlik, kadın hakları, çocuk işçiliği gibi pek çok konuya dikkat çekiyor.

Continue reading “Sisteme isyan edenlerin kasabası”

Favori mekan

François_mitterand_bibliothequeBir şehre yerleşmek için üç kriterim var; palmiye, limon ve zeytin ağaçlarının varlığı! Yani iklimi…. Fakat şimdilerde listeye bir madde daha girdi. Kütüphane! Yaşadığım şehirde favori mekanım kütüphane desem bana inanır mısınız? Fransa’ya taşındığımızda ilk yaptığım şey kütüphaneye üye olmaktı! Yaz ayları hariç haftada en az bir kere gitmeye çalışıyorum. Kütüphaneyi yalnızca sunduğu olanakları, etkinlikleri, kitapları ve multimedya çeşidi için sevmiyorum. Binanın mimarisinden başlayan bir cazibesi var, kendimi iyi hissettiriyor. Bu devirde benden başka çıkar mı acaba kütüphane meraklısı bir başka deli?

Yolum ilk kez bir hafta sonu düştüğünde kütüphanenin kalabalıklığına çok şaşırmıştım. Oysa bir avuç insan oluruz diye düşünüyordum. Avrupa’da insanlar cumartesilerini cafelerde, alışveriş merkezlerinde geçirmek yerine kütüphaneye geliyormuş demek ki. Bu da neden bizim yerimizde saydığımızı (hatta daha da cahilleştiğimizi) onların da sürekli olarak neden ilerlediğini özetliyor!
Continue reading “Favori mekan”

Amsterdam-Holland-Netherlands-Westerkerk-Church
Westerkerk, Amsterdam 2010

Amsterdam’ı hangi mevsimde seversiniz? Benim dört mevsimini de sevdiğim ender şehirlerden birisi. Bugüne kadar Nisan, Haziran, Eylül ve Aralık aylarında hem iş amaçlı hem de tatil amaçlı Amsterdam’da bulundum. Dolayısı ile artık Amsterdam sokaklarını haritaya gerek duymadan gezebiliyorum.

İşte benim “5 günde Amsterdam’da görülecekler” listem. (Yazının sonunda otel, restoran, gece eğlencesi ve alışveriş için mekan önerileri de var).

Continue reading “Dört mevsim Amsterdam”

Fransa el kitabı

fransızca-konuşmak

Yıllık kira artış oranı 1-10 Euro arası. Doğru okudunuz. Çünkü burada enflasyon yok!  Yılda %1’den fazla konut kirası artışı yasal değil.

“Merhaba”. Bir ortama girdiğinizde (bar, dükkan, restoran, ofis, parfümeri vb) “Bonjour/Bonsoir” demezseniz bu büyük bir kabalık. Çıkarken de “görüşürüz” veya “iyi günler” demek bir alışkanlık.

Postacı kapıyı çalmıyor! Bu kısım favorim.

Continue reading “Fransa el kitabı”

Yurtdışında çalışma rehberi IV

rental-agreement-conract

Expat* günlükleri IV: D tipi vize de elinizde olduğuna göre sıra artık sıra uçak biletinizi alıp yeni yaşayacağınız şehre uçmaya geldi. Daha işler bitmedi hatta yeni başlıyor!

Ev kiralama/emlakçı ilişkileri. Yeni ev adresiniz ve D tipi vizeniz olmadan eşyalarınızı taşımıyorlar çünkü gümrükten çekemiyorsunuz. Önce online olarak birkaç ev beğenebilirsiniz. Emlakçılardan randevu alma işine yeni ofisinizdeki İK yardımcı oluyor.

Continue reading “Yurtdışında çalışma rehberi IV”

Paris uçuşu

Atatürk Havalimanı’ndan uçmamayı seçmemin üzerinden 1.5 yıl geçmiş. Unutmuşum daha dış hatlara girişteki güvenlikten başlayan kontuarlara uzanan ve pasaportta cilalanan uzun kuyrukları! Kabin bagajım olduğundan kiosktan biletimi basıp pasaport kontrolüne geçtim. Paris uçağının bekleme salonunda New York Times International, Libération, Le Parisien, L’Équipe, Les Échos, Le Canard enchaîné, Le Monde ücretsiz dağıtılıyor. Açlığımı saymazsak uçuş rahattı.

Continue reading “Paris uçuşu”