Noel’de Berlin

2018 bitmeden bir yazı yetiştirmek istedim ama olmadı. Çünkü güzel bir gelişme oldu. Kış uykusuna bürünmüşçesine ağır geçen yılın son çeyreğinin son günlerinde freelance bir iş aldım (Böylece yeni yıl dileklerimden ilki 31 Aralık'tan önce gerçekleşti). Yoğunluktan ve 10 günlük noel tatilinde yaptığım Berlin kaçamağı yüzünden blogun başına oturamadım. Bu Almanya'ya ikinci gidişimdi daha önce... Continue Reading →

Annelerin WhatsApp kabusu

Y kuşağı annelerinin akıllı telefon bağımlılığı ile birlikte ebeveynlik davranışları da değişmeye başladı. Çocuklu arkadaşlarımla sohbetlerimiz sırasında sık sık veli whatsapp gruplarından dert yanıyorlar. Çocuğum olmadığı için neden bahsedildiğini anlamıyordum. Konuyu biraz deşince altından ciddi ve kronikleşmiş bir sorun ortaya çıktı. Önceleri çocuğunun kaybolan hırkasını sormasıyla başlayan masum sohbetlerden bahsediyoruz. Bu sohbet gruplarında veliler ödevin... Continue Reading →

Ücretsiz şehir aktiviteleri

Eylül geldi, okula dönüş sezonuyla birlikte şehirde de hareket başladı. Kültür, sanat etkinlikleri, spor faaliyetleri arttı. İşte bu yüzden Avrupa'da şehir merkezinde yaşamayı seviyorum. Çünkü şehrin sunduğu olanaklara yürüyerek 15 dakikada erişebiliyorum. Bir öğrenci olarak cebinizden para çıkmadan bir ayda en az 4-5 etkinliğe katılabiliyorsunuz. İşte yaşadığım ufak şehir Poitiers'de ücretsiz yapılabileceklerden bazıları; Sandviç konser:... Continue Reading →

Paris’te tiyatro izlemek…

Üç arkadaş bundan bir ay önce ani bir kararla La Comédie Française'de bir oyun izlemek amacıyla Paris yolculuğu planladık. İyi ki de yapmışız! Sheakespeare ve Moliere arasında gidip gelirken, birden Berthold Brecht'in "Arturo Ui'nin Önlenebilir Yükselişi"ni gördük ve sağolsun Léa hemen biletlerimizi aldı. Aynı hızla otel ve tren biletlerini de ayarladık. Geri sayım başladı, okul... Continue Reading →

Sisteme isyan edenlerin kasabası

Tatilde Sardunya'daydık. Görülmesi gereken bu adayla ilgili gözlemlerimi ve tüyolarımı gelecek yazıda paylaşacağım. Ama önce sizi adanın doğusunda bir kasabaya götürmek istiyorum. "Banditoların", anarşistlerin, otoriteye karşı haklarını savunanların mesajlarını duvarlara çizdiği, direne direne kazananların kasabası; 1.000m yükseklikte yer alan Orgosolo! Orgosolo, belki de her Sardunya turistinin görülecekler listesinde yer almaz, ama Sardunyalıları anlamak için önemli. "Murales" denen... Continue Reading →

Favori mekan

Bir şehre yerleşmek için üç kriterim var; palmiye, limon ve zeytin ağaçlarının varlığı! Yani iklimi.... Fakat şimdilerde listeye bir madde daha girdi. Kütüphane! Yaşadığım şehirde favori mekanım kütüphane desem bana inanır mısınız? Fransa'ya taşındığımızda ilk yaptığım şey kütüphaneye üye olmaktı! Yaz ayları hariç haftada en az bir kere gitmeye çalışıyorum. Kütüphaneyi yalnızca sunduğu olanakları, etkinlikleri,... Continue Reading →

Nedir şu oturma izni?

Oturma izni ile ilgili gerekli evrakları burada, Avrupa'ya geliş sürecini de şurada anlatmıştım. Başvurumuzdan iki ay sonra oturma izinlerimiz çıktı! Peki bu kart neymiş ne işe yararmış? Posta kutusuna adımıza iki resmi mektup geldi. Kart başvurumuzun onaylandığı ve kartı almaya gitmek için randevu almamız gerektiği yazıyordu. Benim o dönem sınavlarım vardı ama neyseki randevuyu seçmek için... Continue Reading →

Dört mevsim Amsterdam

Amsterdam'ı hangi mevsimde seversiniz? Benim dört mevsimini de sevdiğim ender şehirlerden birisi. Bugüne kadar Nisan, Haziran, Eylül ve Aralık aylarında hem iş amaçlı hem de tatil amaçlı Amsterdam'da bulundum. Dolayısı ile artık Amsterdam sokaklarını haritaya gerek duymadan gezebiliyorum. İşte benim "5 günde Amsterdam'da görülecekler" listem. (Yazının sonunda otel, restoran, gece eğlencesi ve alışveriş için mekan... Continue Reading →

Fransa el kitabı

Yıllık kira artış oranı 1-10 Euro arası. Doğru okudunuz. Çünkü burada enflasyon yok!  Yılda %1'den fazla konut kirası artışı yasal değil. "Merhaba". Bir ortama girdiğinizde (bar, dükkan, restoran, ofis, parfümeri vb) "Bonjour/Bonsoir" demezseniz bu büyük bir kabalık. Çıkarken de "görüşürüz" veya "iyi günler" demek bir alışkanlık. Postacı kapıyı çalmıyor! Bu kısım favorim. Postacılarda apartmanların kapısını, müstakil evlerin... Continue Reading →

Yurtdışında çalışma rehberi IV

Expat* günlükleri IV: D tipi vize de elinizde olduğuna göre sıra artık sıra uçak biletinizi alıp yeni yaşayacağınız şehre uçmaya geldi. Daha işler bitmedi hatta yeni başlıyor! Ev kiralama/emlakçı ilişkileri. Yeni ev adresiniz ve D tipi vizeniz olmadan eşyalarınızı taşımıyorlar çünkü gümrükten çekemiyorsunuz. Önce online olarak birkaç ev beğenebilirsiniz. Emlakçılardan randevu alma işine yeni ofisinizdeki İK yardımcı... Continue Reading →

Create a website or blog at WordPress.com

Up ↑