Sisteme isyan edenlerin kasabası

 

Tatilde Sardunya’daydık. Görülmesi gereken bu adayla ilgili gözlemlerimi ve tüyolarımı gelecek yazıda paylaşacağım. Ama önce sizi adanın doğusunda bir kasabaya götürmek istiyorum. “Banditoların”, anarşistlerin, otoriteye karşı haklarını savunanların mesajlarını duvarlara çizdiği, direne direne kazananların kasabası; 1.000m yükseklikte yer alan Orgosolo!

Orgosolo, belki de her Sardunya turistinin görülecekler listesinde yer almaz, ama Sardunyalıları anlamak için önemli. “Murales” denen 300’e yakın duvar resmi bir antropoloğun rüyası, hatta harika bir tez konusu olabilir. Kübizm izleri taşıyan çizimler; Sardunya tarihi, İtalyan politik skandallarından Vietnam’a, İspanya iç savaşından Şili’ye kadar küresel sosyal adaletsizlik, kadın hakları, çocuk işçiliği gibi pek çok konuya dikkat çekiyor.

Continue reading “Sisteme isyan edenlerin kasabası”

Amsterdam-Holland-Netherlands-Westerkerk-Church
Westerkerk, Amsterdam 2010

Amsterdam’ı hangi mevsimde seversiniz? Benim dört mevsimini de sevdiğim ender şehirlerden birisi. Bugüne kadar Nisan, Haziran, Eylül ve Aralık aylarında hem iş amaçlı hem de tatil amaçlı Amsterdam’da bulundum. Dolayısı ile artık Amsterdam sokaklarını haritaya gerek duymadan gezebiliyorum.

İşte benim “5 günde Amsterdam’da görülecekler” listem. (Yazının sonunda otel, restoran, gece eğlencesi ve alışveriş için mekan önerileri de var).

Continue reading “Dört mevsim Amsterdam”

Oyunlarla yaşayanlar

hayaller-tutku-ruyalar

“İnsan her gün bir parça müzik dinlemeli iyi bir şiir okumalı güzel bir tablo görmeli ve mümkünse birkaç mantıklı cümle söylemelidir.” Goethe

Bu güzel alıntıyla başlıyoruz sohbete. Emekli, bugün 60. yaşını kutlayan bir tiyatro aşığı. Son 5 yılı yaratıcı drama, temel oyunculuk, dramatik yazarlık ve oyunculuk eğitimleriyle geçti, 300 kitap okudu ve edebiyat dergilerine kısa öyküler yazıp gönderdi. Kendini geliştirmenin, öğrenmenin ve “daha iyi bir insan” olmanın yaşam boyu devam ettiğinin canlı örneği bu hanımefendiden biz gençlerin öğreneceği çok şey var… Continue reading “Oyunlarla yaşayanlar”

Loire Vadisi’nde bir şato

Chateaux-Amboise-France-Loire Valley
Chateau d’Amboise, Loire Vadisi

Loire Vadisi nam-ı diğer Cradle of the French veya the Garden of France. Böyle anılmasının var bir hikmeti. Çünkü bu vadi şatoları kadar şarap bağları ve meyve bahçeleri bakımından da pek zengin, pek bereketli… Fransa’nın en uzun nehri olan Loire Nehri, bu güzel toprakları sulaya sulaya Orleans, Saumur, Blois, Amboise, Tours, Nantes gibi şehirlerin içinden süzülerek Biskay Körfezi’nden okyanusa akıyor. Vadi de adını bu nehirden alıyor.

Continue reading “Loire Vadisi’nde bir şato”

Festivalden bir film

Geçenlerde şehre Nordik Film Festivali geldi. Festivalde iki film ilgimi çekiyordu, yalnızca birini Miekkailija’yı (The Fencer) izleyebildim. Finlandiya, Estonya ve Almanya ortak yapımı film, Estonyalı eskrimci Endel Nelis’in yaşamından bir dönemi anlatıyor. Benim gibi 2. Dünya Savaşı sonrası Avrupa dönemine ilgi duyuyorsanız bu filmi mutlaka izlemelisiniz.

Continue reading “Festivalden bir film”