İkebana ve origami

ikebanaJapon Festivali kapsamında ilk kez İkebana ve origami atölyelerine katıldım ve hakkında kısa ama çok ilginç şeyler öğrendim. Öncelikle ikebanadan bahsedecek olursam, bu bir felsefe ve Uzakdoğu’daki bir çok şey gibi o da Budizm’den alıyor kaynağını. İkebana’da amaç çiçeğin ömrünü uzatmak. Aynı insanlar gibi çiçeklerin de bir yüzü ve bir de arkası var diye açıklayarak başladı Japon hocamız ve Ying&Yang, sonsuzlukla devam etti. Bu açıklamaların ardından, kullanacağımız dalların, çiçeklerin ve yaprakların önce yüzünü bulduk. Daha önce bir çiçeğin yüzü nereye bakıyor diye hiç düşünmemiştim halbuki. Eve gidip çiçeklerime bir de bu gözle bakıp yönlerini değiştirdim.
Continue reading “İkebana ve origami”

Yeni heyecanlar

gonulluluk-volunteer-Türkiyede-gonullu-olmak2018 güzel başladı! Mutluluk veren, heyecanlandıran bir projeye dahil oldum. Yaşlıların hayata daha fazla tutunmasını ve kaliteli yaşamasını hedefleyen bir sosyal merkezde gönüllülük yapıyorum. 96 yaşında Paris’li bir hanımefendinin yanından geliyorum. Birlikte geçirdiğimiz 1.5 saatte aldığım elektrik, yaşam sevinci ve dinamizm beni çok etkiledi. Benim ona yaşam sevinci aşılamam gerekirken tersi oldu diyebilirim. Oldukça kültürlü ve kibar bir hanımefendiydi. İlk kez yaşlı grubuna bir gönüllü olarak destek veriyorum. Yapabileceklerimize dair birkaç fikir şimdiden oluştu bile. Ondan ayrıldığımda nedenini kelimelere dökemediğim bir mutluluk beni sarmıştı.
Continue reading “Yeni heyecanlar”

Başarısızlık algısı

başarı-başarısızlıkBugün tatsız bir konu olan ama hepimizin zaman zaman içine düştüğü bir durumdan “başarısızlık”tan bahsedeceğim. Çok katı bir eğitim sistemi olan Fransa’da, Türkiye’nin eğitim sistem(sizliği)nden çıkıp gelen bir öğrencinin aldığı notlar karşısında “başarısızlık” psikolojisine kapılması, hatta okulu bırakmayı istemesi, beni bu konuda düşünmeye itti.

Bu bireysel, münferit bir örnek mi? Hayır. Bence başarısızlıkla ilgili ciddi korkularımız var toplumca. Psikolog değilim, ama deneyim ve gözlemlerimden yola çıkarak konuyu irdelemek istiyorum. Türkiye’nin de dahil olduğu doğu toplumlarında başarısızlığa karşı pek tahammülsüz olduğumuzu gözlemlemek zor değil. Kabul edemiyoruz. Başarısızlık karşısında küsmek, pes etmek hele hele en tehlikelisi başkalarını suçlamak gibi çocukça davranışların nedenleri yetiştirilişimizde.  Continue reading “Başarısızlık algısı”

Nasıl bir sosyal medya profilisiniz?

Screen Shot 2017-11-16 at 17.47.33
gringolivier.com

Yine akademik yıl başladı ve ödevler, yeni öğrenilen konuların tekrarı, alıştırmalar, Fransızca metin okumaları derken Blog’u baya ihmal ettim. Neyse ki “niye yazmıyorsun ne zamandır?” diye Panama’lardan beni harekete geçiren dostlar var!

Geçtiğimiz hafta üniversitede işlediğimiz ve ilginç bulduğum sosyal ağlar üzerine kafa yordum bu yazıda. Ders kitabımızda sosyal medya kullanıcıları 5 farklı kategoriye ayrılıyordu bir tane de ben ekledim. Buyurun birbirinden renkli kullanıcı tiplerinden birini seçin.

Continue reading “Nasıl bir sosyal medya profilisiniz?”

Neden çocuk istiyorsunuz?

baby-bebek-babiesBu sorunun zıttını çok duyuyorum: “Neden çocuk istemiyorsunuz? Çocuk çok güzel bir şey”. Bu soruya sonunda insanların meraklı burunlarını birkaç dakika sokmalarını engelleyen bir yanıt keşfettim: “Çocuk sahibi olmanın ne demek olduğunu bilmediğim için ne kaçırdığımı bilmiyorum yani ortada üzüntü ve pişmanlık yok. Tadını bilmediğim bir yemek için ne büyük bir lezzeti kaçırıyorum diyemem değil mi?” Bu yanıt üzerine bir an es veriyorlar. Sonra yine “ama…..” diye başlıyorlar. Ortam müsaitse, yani tartıştığım kişi kaldırabilecekse “Doğurganlığımın olması illa ki bu yeteneğimi kullanmamı gerektirmiyor? Her kadın anne olmak zorunda mıdır? Bence hayır. Dişi bir hayvan da üreyebilir, bunun mucizeyle alakası yoktur.” Bu yanıttan sonra yüzlerde oluşan ifadeyi görünce şahsen ben çok eğleniyorum. Çünkü bu annelik Türkiye’de özellikle öğretilmiş bir şey. Her kız/kadın önce gelin olmak/evlenmek ardından da anne olmak üzere yetiştiriliyor. Dolayısı ile karşı argümanlar soğuk duş etkisi yapıyor.
Continue reading “Neden çocuk istiyorsunuz?”

Adım adım Tilda

Çevremde çok yetenekli arkadaşlarım var. Özellikle el yeteneği gelişmiş insanlara saygı duyuyorum çünkü ben makası doğru tutamayan, düz çizgi üstünden bile kağıdı yamuk yılık kesebilen biriyim. Solaklığıma verip geçiştiriyorum ama aslında durum vahim! İşte benim bu durumumdan henüz haberdar olmayan arkadaşımla Tilda bez bebek atölyesi yaptık. O daha önce Türkiye’de kursa gidip öğrenmiş. Yukarıdaki resimdeki bebeklerin yaratıcısı Nazan, sağ olsun evini, kumaşlarını ve dikiş makinesini bana açtı. Burada not düşeyim beceriksizliğim karşısında dehşete düşünce makineyi bozmamam için makinelik dikişleri o yaptı 🙂 Yani biraz imece usulü olsa da ilk Tilda’mı yaptım.
Continue reading “Adım adım Tilda”

Dönem biter, tatil başlar

learning-frenchSınavlar bitti. Mayıs 10 itibarı ile tatil çok hızlı başladı. Yazılmayı bekleyen güzel konular birikti. Tilda bez bebek atölyesi deneyimlerimi, muhteşem bir doğaya sahip İspanyol Baskını, Fransa’nın en güzel köylerinden Chauvigny ve Angles-sur-l’Anglin ile benim gözümden Paris’i anlatacağım yazılar yakında… Ama önce Fransızca öğrenen yabancılarla ilgili mini gözlemlerimi yazmazsam çatlarım.
Continue reading “Dönem biter, tatil başlar”