Karantinada 31. gün

Covid-19 nedeniyle sokağa çıkma yasağı ilan edildiğinde, her gün blog yazma kararı almıştım. Amaç hem meşgul olmak hem de neler yaşadığımı, hissettiğimi, yaptığımı kaydetmekti. Yıllar sonra dönüp okumak ilginç olabilir. İtiraf edeyim ki, çoğunlukla kısa yazsam da sürekli evde kaldığım bir dönemde anlatacak heyecanlı şeylerim olmadığından yeni içerik üretmek hiç de kolay olmuyor. Havalar güzelleşti... Continue Reading →

Karantinada 30. gün

Son dönemde bana sıkça sorulan bir soru, marketten aldıklarımı nasıl dezenfekte ediyorum? Buna verdiğim yanıt pek tatmin edici olmayabilir özellikle İstanbul koşullarında ama yine de buradaki rutinimi anlatayım. Öncelikle haftada bir markete gidiyorum ki bulaşma riskini en aza indirebileyim. Blogumda daha önce de belirttiğim gibi küçük bir şehirde yaşıyorum. Kalabalık değil, bu nedenle dışarıya çıkarken... Continue Reading →

Karantinada 29. gün

Fransa Başkanı Macron, günlerdir beklediğimiz konuşmasını gerçekleştirdi. Sokağa çıkma yasağının 11 Mayıs Pazartesi günü son bulacağını söyledi. Ulusa seslenişin satır başları şöyleydi; Kreşler, okullar, liseler 11 Mayıs tarihinde açılacak. Üniversiteler ve kurslar kapalı. Fransızlar bu kararı çok eleştirdiler. Öğretmenlerin ve öğrencilerin feda edildiğini ve okulların eylüle kadar açılmaması gerektiğini savunuyorlar. Wuhan örneğini öne sürüyorlar ve... Continue Reading →

Karantinada 28. gün

Karantinada dört haftayı doldurduk. Güne podcast'lerimi dinleyerek başladım. Sokağa çıkma yasağı sırasında edindiğim bir alışkanlık oldu bu. Angoulême'deki festival sırasında aldığım "La bête est Morte!"a başladım. Calvo'nun çizdiği albümde, hayvanlar üzerinden çocuklara ikinci dünya savaşı anlatılıyor. Öğleden sonra saçlarımı boyadım. Kozmetik takıntılı biri değilimdir hatta makyaj yapmak benim için göz kalemi çekmekten ibarettir, tanıyanlar bilir.... Continue Reading →

Karantinada Paskalya

Sabah, 100 çanlı şehrimizin kilise çanlarıyla uyandık. Bugün ve yarın Paskalya. Hristiyan alemi için önemli bir gün. Dini anlamının yanında, Paskalya doğanın uyanışını yani baharın gelişini de simgeliyor. Bu yüzden de Fransa'da en sevdiğim bayram (Noel'le birlikte). Bahar resmi olarak geldi buralara... Fransa'da pek çok bayramda olduğu gibi, bugün de çocuklar düşünülmüş. Aileler, rengarenk boyanmış... Continue Reading →

Karantinada 26. gün

Spotify'da zihin açıcı bir podcast buldum. Sabahları Özgür Mumcu ve Eray Özer'in sunduğu "Yeni Haller"den bir içerik dinliyorum. Arkadaşım da Serdar Kuzuloğlu'nun bir podcast'ini önermişti ki, onu da başarılı buldum. Açılışı George Orwell'in 1984 romanıyla yaptığı için beni bir dinleyici olarak kazandı. 1984'ü üniversite yıllarında, bir ders kapsamında okumuş ve çok etkilenmiştim. Yeniden bu romanı... Continue Reading →

Karantinada 25. gün

Sonunda Mila için verdiğim sipariş geldi. Bu ay yedi yaşına giren kızıma doğum günü hediyesi olarak bir oyuncak, Pipolino (sağda) ve su pınarı aldık. Kediler taze suyu çok seviyor. Bu yüzden musluktan su içmeye bayılıyorlar. Sağlıklı olduğu için seramik seçtiğim yeni su pınarını uykudan kalkar kalkmaz denedi ve sonra da gün boyunca gidip gidip su... Continue Reading →

Karantinada 24. gün

Bu satırları balkonda yazıyorum. Yaklaşık bir saattir burada oturuyorum. İçeri giremiyorum çünkü güneş henüz batmadı. Eğik de olsa şu an çok güzel ısıtıyor. Balkon sefasına ailelerle iki video görüşme sığdırdık. Sabah uzun zamandır ilk kez makyaj yapıp özenerek giyindim ve çok sevdiğim bir arkadaşımın doğum gününü görüntülü aramayla kutladım. Öğleden sonra dernek ekibiyle Fransızca Skype... Continue Reading →

Karantinada 23. gün

Yeni bir kararla, Paris'te koşmak, fiziksel aktivite yapmak yasaklandı. Ben kısa ama temposu yüksek bir koşu ve alışveriş için iki kez dışarıya çıktım. Küçük bir şehirde yaşamanın avantajları işte. Kalabalık bir nüfus ve çok fazla enfekte vaka olmadığı için yasaklar ağır değil. Hava güzel olduğu için balkonda geçirdiğimiz saatler uzuyor. Akşamları 20.00'da sağlık çalışanlarına minnetarlığımızı... Continue Reading →

Karantinada 21. ve 22. gün

Karantinada üç hafta doldu. Fransa İçişleri Bakanlığı'nın hazırladığı, sokağa çıkış izni (dilekçesi) üçüncü kez güncellendi ve artık mobil. Gereksiz kağıt tüketiminden kurtulduk. Yukarıda paylaştığım forma ad, soyad, doğum tarihi, doğum yeri, ev adresi, tarih ve saat yazılarak 7 çıkış nedeninden biri işaretleniyor. Polis denetimde oluşturulan QR kodu okutuyor. Bu yöntem kağıttan daha işlevsel çünkü kişinin... Continue Reading →

Create a website or blog at WordPress.com

Up ↑