Karantinada 28. gün

Karantinada dört haftayı doldurduk. Güne podcast’lerimi dinleyerek başladım. Sokağa çıkma yasağı sırasında edindiğim bir alışkanlık oldu bu. Angoulême’deki festival sırasında aldığım “La bête est Morte!”a başladım. Calvo’nun çizdiği albümde, hayvanlar üzerinden çocuklara ikinci dünya savaşı anlatılıyor.

Öğleden sonra saçlarımı boyadım. Kozmetik takıntılı biri değilimdir hatta makyaj yapmak benim için göz kalemi çekmekten ibarettir, tanıyanlar bilir. Bu organik, kına bazlı boyayı geçen yıl almış, dolabın bir köşesinde unutmuşum. Ben de eğlence olsun diye boyadım. Sonuç olarak rengi çok değişmedi sadece güneşte kızıla çalan bir kumral oldum. Hiç yapmadığımız şeyleri yapmaya devam. Herkese sağlıklı günler.

Karantinada 16. gün

Robert Kirkman/Angoulême 2020

Çok değil, bundan iki ay önce Angoulême’deki Uluslararası Çizgi Roman Festivali’ndeydim. The Walking Dead’in senaristi Robert Kirkman ile tanışmış, çizgi romanımı imzalatıyordum.

Yağmurlu bir gündü. Sabah 07.30 trenine ve festivale biletimi bir önceki gece son dakikada almıştım. Normalde biletim Cumartesi günü içindi. Fakat böyle bir fırsat bir daha elime geçmez diyerek ani bir kararla Perşembe günü de festivale gittim. Kapı açılışından iki saat önce Angoulême’deydim. Heyecan had safhadaydı. Yanımda serinin son albümünü getirmiştim. Fakat imza için standdan bir albüm almak gerekiyormuş. Ben de Michonne’nin Governor’dan intikamının yer aldığı albümü satın alıp imzalattım.

Festivalde bu yıl gezilecek çok fazla sergi vardı. Cumartesi günü gittiğimde The Walking Dead, çocukluğumuzun fantastik kahramanları Yakari ve Küçük Vampir, Jean Frisano ve Catherine Meurisse’nin sergilerini gezdim. Her yıl daha da güzelleşen ve anlam kazanan bu festival sabah gözümü açtığımdan beri beri aklımdaydı ve bugün güzel bir anımı yazmak istedim. Herkese sağlıklı günler.

Uluslararası çizgi roman festivali

Corto Maltese / Hugo Pratt

46. Angoulême Uluslararası Çizgi Roman Festivali’ne, bence İtalyan çizer Milo Manara’nın ve Batman’in 80. yıldönümü sergisi damgasını vurdu. Hayatımda Louvre Müzesi dahil hiç bir müze veya konser için yapmadığım bir şeyi yapıp, Batman sergisi için tam iki buçuk saat yağmur ve soğuğun altında sırada bekledim. Değdi mi derseniz, evet gerçekten değdi.

Continue reading “Uluslararası çizgi roman festivali”