Karantinada 15. gün

Temizlik bugün de devam etti. Giyilmeyen ayakkabı ve çizmeler, eski elektronik eşyalar kava indi. Ev süpürüldü ve yemek yapıldı. Bu arada arkadaşlarımızdan biri Covid-19 şüphesi taşıyan bazı semptomlar göstermeye başladı. Bir kaç gündür öksürük, halsizlik ile başlayan şikayetlerine dünden beri ateş de eklendi. Basit bir soğuk algınlığı da olabilir ama ortada bir salgın varken, insanın aklına en kötüsü geliyor. Umarım önemli bir şeyi yoktur ve bir an önce toparlanır.

Dünyanın dört bir yanından arkadaşlarla konuşuyoruz. Yaşamın temposu düşünce birbirimizi daha sık arar hatta görüntülü konuşmalar yapar olduk. Elimde yeni bir kitap var dört gündür benimle odadan odaya geziyor ama maalesef başlayamıyorum. Çünkü kafam hep meşgul. Elim telefona gitmeden en fazla yarım saat durabiliyorum ev işleriyle kendimi yorduğum günler hariç. Herkes böyle mi acaba? İyi haberlere muhtaç kaldık. Sağlıklı günler.

Karantinada 14. gün

Eve kapanalı (#restezàlamaison) iki hafta doldu. Dile kolay ama yaşayana zor. Sabah dışarısı -4 dereceydi. Attila toplantısı sırasında dolu yağdığını görmüş. Üşütmemek için yürüyüşleri bir süreliğine askıya aldım. Hal böyle olunca, evde ötelediğim işlere giriştim.

Önce kava indim. Biraz orayı düzenleyip yer açtım. Evde kullanılmayan eşyaları kava indirip bir koliye koyacağım, giysileri de bağışlayacağım. İşe mutfaktan başladım. Atılacak ne çok şey çıktı! Çizik tavalar, bir kere bile kullanılmamış, neden alındığı bile belli olmayan küçük mutfak gereçleri, tek tük kalmış bardaklar… Bütün günümü alan bu derin temizlik sayesinde mutfakta yer açıldı. Erzaklar arasında 6 paket farklı tipte pirinç bulunca çok güldüm. Herkes makarna stoklar ben pirinç 🙂 Bugünlük de bu kadar sağlıkla kalın.

Karantinada 12. ve 13. gün

Dün, market alışverişi, şehirde kısa bir yürüyüş ve akşam üzeri yarım saat süren bir spor ile geçti. Markette yalnızca paketli gıda ve makarna reyonları boştu. İki soğuk kahve alıp, güneşin altında sokakta içtik. Yine eski günlerdeymişiz gibi hissetmek, kendimizi şımartmak istedik. Bugün şiddetli rüzgar var. Sanki uğultulu tepelerdeyiz. Balkondaki çiçekleri az rüzgar alan bir yere çektik.

Karantina yüzünden daha önce yapmadığımız ve yapamayacağımızı sandığımız işleri yapıyoruz. Mesela kuaförlük… Attila, uzun saçlarımı kesti. Artık küt saçım var. Eline ilk kez kuaför makası almış biri için de oldukça başarılı bir sonuç çıkardı. Önümüzdeki günlerde boya da yaparsa elinde ikinci bir mesleği olacak 🙂 Bu soğuk günde bol acılı ve ekşili bir tarhana çorbası iyi gider. Mutfağa doğru yollanma vakti geldi. Herkese sağlıklı günler. Kendinize ve sevdiklerinize dikkat edin.

Karantinada 11. gün

Havalar güneşli ama soğuk. Önümüzdeki hafta da geceleri 0 ve-1 dereceyi göreceğiz. Bahar tam gelemedi. Bugün koşu artı yürüyüş 4.5 km yaptım. Eve gelince de biraz Pilates ile güzelce yordum kendimi. İnsan eve kapanınca yorulmayı da özlüyor 🙂 Halbuki kaliteli bir uyku için biraz yorulmak gerekiyor.

Netflix’te takip ettiğimiz bazı dizilerin yeni sezonları gelmiş. Hafta sonu ne izlesek derdinden bizi kurtardı. Karantinanın Nisan ortasında bitme ihtimaline dair haberler dolaşıyor ortalıkta. Çok gerçekçi görünmese de bu ihtimale tutunuyoruz. Sağlıklı günler herkese.

Karantinada 10.gün

Bir dernekte her Salı farklı ülkelerden kadınlar bir araya gelip Fransızca pratik yapıyorduk. Farklı diller, farklı aksanlar… Komik hikayelerin anlatıldığı ve birbirimizden yeni şeyler öğrendiğimiz bu buluşmaları seviyorum. Sokağa çıkma yasağı nedeniyle dernek bir süredir kapalı. Fakat bu hafta Fransızca profesörümüzün önerisiyle ilk WhatsApp kameralı sohbetimizi gerçekleştirdik. İyi geldi, güldük baya.

Bugün kayda değer başka bir şey olmadı sevgili Corona günlüğü. Henüz duvarla, masayla, çiçeklerle konuşmaya başlamadım 🙂 Mutfakta yeni tatlar denemeye devam ediyorum. İdil Yazar’ın kanalından patatesli kek ve tahinli kek tariflerini yaptım. Harika oldu, çayın yanına çok yakıştılar, tavsiye ederim. Sağlıklı günler herkese.

Karantinada 9. gün

Netflix’te harika bir belgesel var: Minimalism. Bir süredir ilgimi çeken bu felsefeyi, eve kapanmışken daha fazla düşünmeye başladım. Yaşamımıza anlam katan, değer yaratan “önemli” şeyler dışında, reklamların bize dayattığı (ve aslında hiç de ihtiyacımız olmayan) ürünleri/hizmetleri daha fazla almanın/tüketmenin bizi mutlu etmediğine dair bir film. Belgeselden sonra evde şöyle bir dolandım ve neden durduğunu, neye hizmet ettiğini anlamadığım bir sürü nesneye rastladım. Büyük bir bahar temizliği sinyali alıyorum 🙂

Minimalizm, özellikle kadınların ilgisini çekebilecek kapsül gardırop (Project 333) ve minimalist ebeveynlik gibi daha mikro konulara da değiniyor. Ayıklamaya ilk önce giysiler ve ayakkabılardan başlayacağım. Bunun için de, uzun zaman önce bu işe eğilip bizlere güzel güzel kapsül gardırop önerileriyle gelen sevgili japonkedi’nin yazılarını tekrar okuyacağım. Zira kendisini oldukça zevkli bulmuşumdur her zaman. Daha azla, daha mutlu olabilmek neden mümkün olmasın? Sağlıklı günler dilerim.

Karantinada 8. gün

Bugün karantinanın Nisan sonuna uzatıldığını öğrendik. Buna ek olarak, gece 22.00 ile sabah 05.00 saatleri arasında sokağa çıkmak kesinlikle yasaklandı. Fiziksel aktiviteler için mesafe 1 km ve 1 saat ile sınırlandırıldı. Tüm bunlar geçince sanki çok uzun ve çok gerçekçi bir korku filmi, bir distopya izlemişiz gibi gelecek. Geriye dönüp karantina günlüğümü okuyunca ruhum sıkılacak ve nasıl da atlatmışız o günleri diye düşüneceğim muhtemelen.

Pilates eğitmenimin hazırladığı ve Corona günlerinde bizlerle paylaştığı 30 dakikalık videoyla egzersiz yaptım. Gerçekten çok iyi geldi. Psikolojik olarak iyi geldi çünkü içinde bol bol nefes egzersizi var. Tam da bugünlerde ihtiyacımız olan şey. Doğru nefes ve akciğer kapasitesini güçlendirmek. Küçük bir not, bağışıklığımızı güçlendirmek için doğru beslenme ve market alışverişi hakkında Refika güzel bir video çekmiş, buradan izleyebilirsiniz. Hem akıl hem fiziksel sağlığınıza dikkat edin.